Gezilerim Hakkında

Gezmeyi seven bir yapım vardır. Ama gideceğim yerde farklı birşeyler olması gerekir benim için. Diğer türlü çok fazla gezmeyi sevdiğim söylenemez.

Gezme tutkum aslında ilkokul'dan lise son'a kadar yaptığım izcilik faaliyetleri ile başladı diyebilirim. Bir çok kampta ekip başlığı yaptım. Bir çok kamp sayesinde çok değişik yerler gördüm. Çok güzeldi. Ama hepsi de Türkiye ile sınırlıydı.

Ne zaman ki Üniversite'ye geldim o zaman yurtdışına da çıkmam gerektiğini anladım. Daha öncelerinde ise pek ihtiyacını hissetmiyordum açıkcası. Ama zamanla sizden farklı düşünen insanların oluşturduğu toplumlarda ve Dünya'da hayat nasıl oluyor diye merak ediyorsunuz açıkcası. İşte bu nokta da benim de maceralarım başladı.

Aşağıda her bir ülkeye dair tespitlerimi kısaca yazacağım. Şu ana kadar gezdiğim ülkeler ise şöyle: Amerika, Rusya, Avusturya, Çek Cumhuriyeti, İsviçre ve Avustralya


Amerika

2009 yılında Amerika'da Tennessee'ye (TN) gittim. Üniversitede ilk sınfın yazında 4 ay boyunca orada kaldım. İnanılmaz güzeldi. Benim için cidden bir challenge idi bu yolculuk.

TN'ye bayıldım açıkcası. Çok ciddi keyif aldım oradaki yaşamdan ve hayat standartlarından. Öyle ki size şöyle kısaca bir örnek vereyim. TN'de yaşarken bir laptop aldım kendime, Toshiba marka güzel bir laptop idi ve fiyatı 540 dolar civarlarındaydı. Ben bu laptopı almak için harcadığım eforu şöyle anlatayım. Benim çalıştığım gibi basit bir işte çalışılarak sadece 1 haftadan az bir süre çalışmakla alınabiliyordu. TR'ye geri döndüm ve aynı laptop un fiyatlarına baktım ve bir de ne göreyim. İş gücü cinsinden ifade edeyim, aynı laptop TR'de devlette çalışan bir mühendisin bir aylık maaşı kadardı fiyatı. Bu karşılaştırmayı 2009 yılında yaptığımda ve hayatın orada ne kadar kolay olduğunu gördüğümde bende ciddi bir fikriyat değişimi olmuştu.

Aynı zamanda insanların yapısı da çok hoşuma gitmişti orada. Öncelikle sohbet etmesi çok keyifli idi onlarla. TR'de insanların sohbetleri genelde oldukça sığ kalabiliyor.Bir de şöyle bir nokta var, herkes işi hakkında konuşmayı seviyor ama diğer konularda belli ölçülerde konuşuyorlardı. Mesela bir itfaiyeci tanıdığım var idi. Saatlerce itfaiyecilik konusunda konuşabilirdi çünkü kişi yaptığı işi gerçekten seviyor. Türkiye'de ise itfaiye'de çalışan biri o işi zorunluluktan yapıyordur genelde. En azından benim gözlemlerim bu şekilde. Türkiye'de insanlar sosyal bir kasıntı halinde, nasıl anlatmalı, Amerika ve gittiğim diğer common wealth ülkelerinde de gözlemlediğim şey şu, insanlar insan olduğu için saygı görürken, TR'de insanlar mesleklerine, cebindeki parasına, çevresine, bindiği arabaya göre saygı görmekteler. İşte aslında bu yapı TR'deki toplumun ne kadar paracı ve yargıcı olduğunu göstermektedir. Ben de bu toplumun bir parçası olarak öyleyim belki de ama en azından bazı incelemeler yaparak kendimde önüne geçmeye çalışıyorum. Bu konuda saatlerce konuşabilirim. Ama en öne çıkan bulgularım bu şekildeydi.

O yıllarda fotoğraf çekmek yerine anı yaşamayı daha çok sevdiğim için doğru düzgün pek fotoğrafım yok, keşke çekinseymişim diyorum açıkcası. Ama Appalachian dağlarının eteklerinde ateş böcekleri ile dolu akşamları unutamam. Resmen hafızama kazındığı için çok da fotoğraf çekinmeme gerek yokmuş açıkcası.


Rusya

Üniversite yıllarında, İstanbul'da yer alan Rus Kültür Merkezinde 2 yıl boyunca Rusça ve Rus Kültürü eğitimi aldım. Hayatımın gerçekten çok güzel zamanlarıydı diyebilirim. İstiklal Caddesi üzerinde yer alan kültür merkezinde çok keyifli zamanlar geçirdik.

Daha sonrasında da 2010 yılı yazında da Rusya'ya gittim. Rusya'da 2 ayım geçti. 3 farklı lokasyonda bulunma şansım oldu. İlk olarak St. Petersburg'a gittim. Ordan trenle Arkhangelsk Bölgesine geçtim. Oradan da aşağıya Moskova'ya indim. Çok keyifli günlerdi. Özellikle Sovyetik yapıyı çok merak ediyordum o zamanlarda.

St. Petersburg

St. Petersburg'da Kronştad isimli bir bölgede kaldım. 3 hafta geçirdim. Eski sovyetler döneminden kalma bir yurtta kaldık. Oradaki diğer yerli insanlarla etkileşimlerimiz oldu.

Petersburg

Yukarıdaki resimde ekibimizi görüyorsunuz. Aşağıda da Kronştad'ın mimarisine ait bir resim paylaşıyorum.

mimari
Arkhangelsk

Arkhangelsk bölgesi inanılmaz doğal güzelliklerle dolu bir bölge. Balta girmemiş ormanları, sivrisinekler ve çok güzel zambaklarla dolu bataklıkları ile inanılmaz bir yer. Sivrisinekler o kadar fazla ki sadece ellerinizi açıkta bıraksanız bir süre gerçekten kanınızı ciddi oranda emebilir ve sizi hasta edecek düzeye getirebilir.

sanat

Yukarıdaki resimde gördüğünüz doğal bir kilim dokuma makinesini sanat fuarı kapsamında ben, Hollandalı bir iş adamı ve Rus bir orman mühendisi beraber yaptık.

Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden sanatçılar geldi ve herbiri çok değişik sanat eserleri yaptılar. Bizimki de yukarıdaki şekilde bir şeydi :)

Aşağıdaki resimde de katıldığımız workshoplardan bir tanesinde yaptığımız işlerden birine dair foto... Sizce hangisi benim yaptığımdır? :) (ipucu: Oyuncaklardan göğüsleri en büyük olan benimki... o etkinlikte tek erkek ben olunca zorla öyle yaptırdılardı kıkırdayarak teyzeler :))

Oyuncak

Bir başka foto da aşağıdaki şekilde... Derin Rusya'da gezinirken... Ormanların ve göllerin içerisinde, kıyısında...

orman
Moskova

Moskova'daki yaşam İstanbul'daki gibi açıkcası. Oldukça kozmopolit bir şehir ve lüks ortamları da çok fazla. Aranılan herşeyin bulunabileceği havası var şehirde.

mosc

Yukarıdaki foto'da Moskova'daki ekibimizi görüyorsunuz.

mosc2

Yukarıdaki bu fotoda bizim kızlarla beni görüyorsunuz... baya havalı çıkmışım hahaha... dur bunu koyayım dedim...

Rusya çok keyifli geçmişti. Bir yandan da üniversitede Sovyetlere dair hep bir şeyler duyuyorduk onları yerinde gözlemleme imkanı buldum. Farklı farklı fikirler oluştu kafamda.


Avusturya ve Çekya

2011 yılında da Avusturya ve Çekya'ya seyahat ettim. Orada Lüksemburglular tarafından yapılan bir kalenin renovasyonunda çalıştım. Kısaca Operatif Masonluk yaptım...Çok keyifli zamanlardı keza orası da...

cekya

Yukarıdaki resimde oradaki ekibimizi görüyorsunuz. Çok güzel şaraplar içtik burada özellikle. Ekibimiz ve kale halkı da çok keyifli insanlardı.

3kisi

Fıkra gibiydik burada, bir Türk, bir İspanyol ve bir Rus bir banka oturmuşlar ve Çekya hakkında konuşuyorlar...

malzemeler

Yukarıda da bizim malzemeleri görüyorsunuz... bir masonun avadanlıkları... taşçı kalemi, çekici, cetveli...


Avustralya

Avustralya hakkında aslında tamamiyle ayrı bir sayfa yapabilirim. Oradaki yaşadıklarımı anlatsam baya uzun olur. Bir İngiliz Lorduyla yemek yedim, evsizlere yardım ettiğim günler, Aussie'lerle geçen günler, Koreli arkadaşlarla takılmalarım falan filan... çok keyifliydi kısaca. Şimdilik bir şey eklemiyorum buraya

CanSyd

Daha bir çok şey ekleyebilirim buraya ama çok da uzun olsun istemiyorum belki zamanla ilaveler yapabilirim. Türkiye'de gezdiğim yerlerden daha hiç bahsetmedim bile

Bu aralar Muğla özelinde köylere geziler yapıyorum motorumla, çok değişik yerler var gerçekten.